MAL
ZİLYEDLİĞİNİN KORUNMASI HAKKINDA
3091
SAYILI KANUN UYGULAMASI
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin
Önlenmesi Hakkındaki 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair
Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki olay ve durumlar 3091 sayılı Kanunun
uygulanmasında taşınmaz mala tecavüz veya müdahale sayılır:
a)
Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden
devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine
engel olmak,
b)
Ekim ve dikimde bulunmak,
c)
Bir hak iddia ederek tarla veya bahçedeki
mahsulü biçmek, toplamak,
d)
Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç,
gübre ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade
etmesine engel olmak,
e)
Sulama veya içme sularından, su kuyularından,
sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve arklarından yararlanmayı
engellemek,
f)
Başkasının arazisi üzerinde su geçirmek üzere
ark açmak,
g)
Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak,
h)
Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda
bulunmak.
Müşterek veya
İştirak Halinde Mülkiyetten Doğan Zilyetlik:
Bir taşınmaz mal
üzerinde birden fazla kişilerin bir arada zilyet oldukları müşterek veya
iştirak halinde mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin taşınmazda
hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin
hem diğer hissedarlara, hem de üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu
gibi durumlarda (müşterek hissedarlıktan) söz edilerek 3091 sayılı Kanunun
olaya uygulanmaması yoluna gidilemez.
Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması halinde de bu Kanuna
göre tecavüz veya müdahalenin önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir
ve eylemli olarak zilyetliklerini sürdürenlerin zilyetlikleri hem diğer
mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.
Ortaklık ve Kira Sözleşmesi
Taşınmaz mal
üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya kira sözleşmesinden kaynaklanmış
olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet
olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira
sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup
olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.
Damlı Yapı ve Fuzuli İşgal
Konut,
dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi,
taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır.
Fuzuli işgal
Bir
taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle;
bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil
veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz
boşaltılmamış veya herhangi bir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli
bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.
Başvuru
Taşınmaz
mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili makamlara
başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir. Zilyet birden fazla ise
içlerinden birinin başvurması yeterlidir.
Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzel kişilerin
başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel
kişinin yetkilisi tarafından yapılır.
Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından
herhangi biri de yetkili makama başvuruda bulunabilir.
Başvurular bir dilekçe ile merkez ilçelerde Valiliklere, ilçelerde
Kaymakamlıklara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır.
Kan hısımları ile sihri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular
işleme konulmaz.
Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni süresi içinde bizzat
veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine
yazılı olarak duyurulur.
Köye Ait Taşınmaz Mallara Yapılan Tecavüz veya Müdahalelerde
Başvuru
Köy tüzel
kişiliğine ait tapulu veya tapusuz her nevi taşınmaz mala yapılan tecavüz
veya müdahalelerde köyün kanuni temsilcisi olan köy muhtarının başvurması
esastır. Ancak o köyde oturan köy halkından herhangi biri tarafından yapılan
başvurular üzerine de yetkili makam tarafından soruşturma yapılır.
Başvuruda Bulunma Süresi
Yetkililerin
tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün
içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, tecavüz veya
müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara
başvuruda bulunulamaz.
Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri
durdurmaz.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan
taşınmaz mallara bu Kanunun yürürlüğe girdiği 15/12/1984 tarihinden sonra
yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.
Ücretler
(Örnek
olarak verilmiştir)
Müracaat
eden kişi:
2 adet memur harcırahı ( 2 x 9 milyon )
1 infaz memuru harcırahı ( 9 milyon)
2 defa olay yerine gidip gelmek üzere tutacağı araba ücretini ödemek
zorundadır.
Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa; masrafları karşı taraftan (gerekirse
icra yoluyla) tahsil eder.
Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa; masraflar kendi üzerinde kalır,
ikinci defa olay yerine gidilmeyeceği için araba ücreti 1 sefer tahakkuk
eder.